Reklamcılık, o yaratıcılık süreci yüzünden her daim imreneceğim (sektör her ne kadar içindekiler tarafından “shithole” olarak gösterilse de) ve içimde ukte olarak kalacak bir meslekmiş gibi gözüküyor (zaman ne getirir bilinmez). Bugünün reklamlarının işin sanatla harmanlanan en üst noktasında olduğu kabul edilse de, buralara nasıl gelindiği de, bilinmesi gereken önemli bir süreç.
Kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum, bu işin kralı amerikalılar. Madison Avenue’da reklamın tarihini yazmaya başlayan bu “mad men”(bir başka post konusu olabilecek kadar enfes bir dizi)ünvanlı adamlar bakın 50′li yıllarda nasıl da beyinlerini özgürce çalıştırmışlar. bugün bu ilanların %10′unu alenen içeren bir çalışma fark edilse ne reklam ajansı kalır, ne de reklamveren firma…50′ler ve 2000′ler…o yıllardaki serbestlik doğru muymuş? yoksa bugün çok ikircikli bir modern toplum mu söz konusu? hangisi doğru hangisi yanlış? işte sayın seyirciler, konsepte uygun nostaljik bir edayla sunumu sonlandırmak gerekirse güldürürken düşündüren, düşündürürken ya bi saniye tekrar güleyim sonra düşünürüm dedirten reklam afişleri.
Kaynak: Tüm zamanların en tuhaf klasik reklamları






































