Google Chrome: İnceleme

Google Chrome

Hazreti Google’ın biz inananlara müjdesi, mübarek ayın başlangıcı ile beraber kendi browserını yayınlaması oldu. Hafta başından beri iş yoğunluğu ve sağlık sorunları nedeniyle ne bloga ne başka bir şeye zaman ayırmayı başaramadığım için de Google Chrome‘u incelemek ve blogla ilgilenmek bugüne kaldı.

Her zamanki gibi piyasada var olan mamülleri inceleyip, her bir ürünün sevilen ve sevilmeyen özelliklerini analiz ederek genel kullanıcının memnuniyetini en üst düzeyde tutacak bir ürün yaratmış Google. Aslında Google Chrome halen Beta konumda olduğu için “halen yaratmakta” demek daha doğru olur. Göze biraz garip, hatta “boş” gelen, mavi-beyaz rengin ağırlıkta olduğu bir arayüzü var. İlk dikkati çeken değişiklik sekmelerin(tab) adres çubuğu, bookmarklar, muhtelif toolbarların altında, ekranın ortalarına doğru bir yerlerde yer almayıp, pencerenin en tepesine çıkarılmış olması. Title Bar’ın yok edilmiş, Status Bar’ın ise pop-up haline getirilmiş olması Google Chrome’un normal görüntüsünün F11 ile full screen kullanılan bir FF yahut IE ile eşit olmasını sağlıyor. Ekran çözünürlüğünüzü webde dolaşırken sonuna kadar kullanmanıza olanak sağlıyor.

eggrobotBüyük bir yenilik olan ama geçen yıllarda “daha akıllıca” kullanımına yönelik hiç bir girişimde bulunulmayan tablar Google ile yepyeni özelliklere kavuşmuşlar. Herşeyden önce, her tab için ayrı bir process yaratılıyor. Yani içinde orhun kitabeleri gibi javascript kodu olan bir siteyi açtığınızda klasik tarayıcılarda o sayfanın işlemi tamamlanmadan diğer tabları kullanmanız mümkün değilken, ve bir tab çöktüğünde tüm tarayıcı çökerken Google Chrome bir tab yüklenirken diğerlerinin de kullanımına izin vermekte ve bir çökme anında kendi dahili Task Manager‘ı ile sıçan tabı kapatmanızı sağlamakta. Dahili Task Manager demişken Google’ın ufaktan kendi OS’una da göz kırptığını belirtmem gerek. İşin sistem/performans yansıra görsel cicilerde de tabları tutup pencerenin dışına sürükleyerek yeni bir pencerede açılmasını sağlayabiliyorsunuz, aynı şekilde iki adet Chrome penceresinde tabları birbirleri arasında sürükle bırak tekniği ile taşıyabiliyorsunuz. Çift ekranda, “tematik browser” pencereleri kullanan biri olarak şahsen bu özelliği beni çok memnun etti. Tabi tüm bu işlemler tereyağ üzerinde kayarcasına pürüzsüz gerçekleşiyor.

Tab’larla ilgili bazılarımızın beğeneceği bazılarımızın hoşuna gitmeyecek bir nokta ise yeni bir tab açtığınız zaman Google’ın size en sık ziyaret edilen sitelerin thumbnail’li kısa bir listesi, sık yapılan aramalar ve en son kapatılan tabların bir listesini sunması. Sık kullandığınız siteler, yahut dün akşam yatmadan önce son baktığınız siteye tekrar ulaşmak gibi güzellikler sağlasa da tanımadığınız biri yanında sizi zor durumda bırakması da olası bu listenin. “Options” seçeneğinden tabi bu yeni tab açılışını değiştirmek mümkün. Ama Google hepten gizli ve kirli işleriniz için de size çanak tutuyor. Ctrl+Shift+N ile açacağınız yeni bir pencerede Incognito, yani gizli modda dolaşmanız mümkün. Bu pencere içinde yaptığınız hiçbir işlemin şifre/geçmiş vs.  kaydı tutulmuyor, pencereyi kapattığınız anda da oturum kaydı otomatik olarak temizleniyor. Eğer kız arkadaşınız yahut annenizin yanında yeni tab açtığınızda Youporn, Pornhub ile karşılanmak istemiyorsanız, Incognito’ya elinizi alıştırmanızda fayda var.

Tüm geleneksel browserlarda alışık olduğumuz adres çubuğunun sağındaki arama kutusu Chrome’da mevcut değil, bunun yerine Google bize Omni Bar adını verdiği gelişmiş adres çubuğunu sunuyor. Sayfa içinde seçtiğiniz bir kelimeyi adres çubuğuna sürüklediğinizde otomatik olarak Google üzerinde aramasını yapıyor, veya ctrl+k tuşlarına bastığınızda adres çubuğunda bir “?” belirdiğini görüyorsunuz, aradığınız kelimeyi yazıp enter’a basın ve Google size cevabını versin. Bunun yanı sıra adres çubuğuna herhangi bir şey yazarken göz yormayan ve dikkat dağıtmayan bir şekilde açılan drop down kutucukta yazdıklarınızla uyumlu cachelenmiş site adresleri, Google arama opsiyonu ve Google’dan gelen arama önerileri sizi karşılıyor. Bu safhada “tab” kullanılarak aramalarınızın özelleştirilebileceğini söylese de Google malesef kendi bilgisayarımda bu uygulamayı kullanamadığımı da belirtmeliyim.

appChrome ile gelen bir başka özellik ise uygulama kısayolları oluşturabilmesi. Örneğin adres çubuğunun sağındaki dosya ikonunafile tıklayıp “Create application shortcut” diyoruz, ve açılan pencerede bulunduğunuz sitenin kısayolunun nerelere eklenmesini istediğimizi seçiyoruz (desktop, quick launch, start menu) sonrasında bu kısayol bir masaüstü aplikasyonu gibi sadece o siteye özel pencere açarak çalışıyor. Dahice.! Bunun yanı sıra seçili olan text kutusunun farklı renkte bir çerçevesinin olması, text kutularınn boyutlarının değiştirlebilir olması gibi Safari benzeri özelliği de hayatı güzelleştiren detaylar olarak göze çarpıyor.

Ancak ne olursa olsun Google Chrome’un en büyük artısı hızı. Google Chrome hızlı açılıyor. Google Chrome siteleri hızlı açıyor. Javascript interpretor değil de V8 imzalı bir Virtual Machine’e sahip olması, multi threading becerisi ve şahsen nail olmadığım kim bilir daha nice özelliği ile Google Chrome ile internette dolaşmak “lan internet bugün hızlandı mı ne?” dedirtiyor insana. Yetmezmiş gibi, malumunuz developerlar için cehennem azabı olan cross-browser compatibility diye bir şey Chrome’da yok. Her bir browserda farklı bir imajla karşınıza çıkan siteleri bile son derece stabil ve üsturuplu gösteriyor. Hiçbir şey olmasa bile sırf şu iki özelliği ile Google Chrome, beta haliyle kendini varsayılan tarayıcı yaptırıyor.

 

Peki biraz da eksilerine değinelim?

 

  1. Yeni tab açmak istediğiniz zaman browser ufak bir lag yaşıyor.
  2. Aynı anda firefox’un da çalışıyor olmasından kaynaklı bir alerji midir bilinmez ama, arada sırada bilgisayar genelinde 3-5 saniyelik laglar oluşuyor. (Firefox’tan kaynaklı olma ihtimali yüksek, kendisini kapatınca laglar yok oldu)
  3. Mouse scroll özelliği kullanılabiliyor ancak farenizin tekerlek butonuna basarak scroll etme yahut farklı işlemleri yapmanız mümkün değil. Bunun yanı sıra dizüstü bilgisayarlarınız touchpad’i ile sayfa scroll ederken scroll down özelliği biraz fazla hızlı gerçekleşirken diğer yönlere scroll etmeniz mümkün değil.
  4. Şahsen karşılaşmadığım bir sorun olmakla beraber, imlâ kontrolünü kapatmak mümkün değilmiş ve Türkçe desteği olmadığı için pek çok kişi yazılarının altında çıkan Word usülü kırmızı çizgilerden hayıflanmakta.
  5. Add-on’lara sahip olmaması tabiki FF’den elimizin alışık olduğu pek çok güzellikten (ve güzel olduğuna inandığımız hantallıklardan?) mahrum kalmamıza neden oluyor. Ancak Google Chrome, henüz Beta seviyesinde olmasının yanı sıra açık kaynak kodlu (Open Source) bir yazılım olması nedeniyle de yakın zamanda istediğimizden fazla eklentiye kavuşacağımıza eminim.

 

 

Son söz olarak bu yazıdan sonra kullanmaya başlayacaklara ve halen kullanım/test aşamasında olanlara bu browserın daha 3 gün önce Beta olarak çıktığını hatırlatmak isterim. Traşlanması, makyajlanması gereken pek çok şey olduğu doğru, ancak makyajdan ziyade Google Chrome’un getirdiği teknoloji ve mentalite yeniliklerine bakabilmek lazım.

 

Google Chrome ile ilgili bir kaç link;


2 responses so far, want to say something?

  1. Tuğçe U. says:

    Bu da Scott McCloud’ın konuyla ilgili çizgisel yorumu.http://www.google.com/googlebooks/chrome/

  2. erhan says:

    arada bi ilgilen aslanım blokunla… gugıl cemaatinin gözü aydın…
    bu arada “tag cloud” hadisesinin hastası oldum habire oynuyorum canım sıkıldı mı…

Leave a Reply

ymcaAngry BBQStar TrekStar TrekDemotivationhave a seatdon't challange the gatereligious inflationhalt! hammerzeitjesus died for donutsdemotivationdemotivation