This post was published 1 year 8 months 1 day ago, therefore what is written below is probably expired or totally wrong at the moment.Eğer daha 1 ay önce boğaza nazı Mark Knopfler’ı görmemiş olsam, saat tam 22:22′de boğazdan gelen bir esinti eşliğinde Sultan’s of Swing’i dinlememiş ve son yılların en saf mutluluklarından birini yaşamamış olsam giriş cümlem “dün gece hayatımın en güzel konserini izledim” olurdu.
13 Temmuz Pazar akşamı, Parkorman’da bişeyler oldu. Görsel ve işitsel bir ziyafet içinde eriyip gittik. Massive Attack zaten insanüstü bir grup ve canlı performansları albüm kayıtlarını aratmıyor, bilakis üstüne çıkıyor. UnitedVisualArtists ise 8-10 led panelle öyle şeyler yapıyor ki neden “dünyanın en iyisi” olduklarını anlıyorsunuz. Konserin setlisti hatırlamıyorum, dolayısı ile size ayrıntılı bilgi veremiycem, dürüst olmak gerekirse UVA’nın performansı o kadar etkileyiciydi ki bir kaç parçada, şarkıdan kopup görsel şovu ağzım açık bir şekilde izleyedaldım. (metafor kullanmıyorum, gerçekten ağzım açık kaldı)
stephanie dosen (teardrop), yolanda quarty(safe from harm) ve horace andy(angel) performansları ile özellikle büyüleyici idi. Stephanie gitarını çalıp bir porselen bebek gibi pozlar vererek şarkısını söylüyor, yolanda o cüssesine rağmen yumuşacık sesi ve zarif danslarıyla “güzel” kavramını tekrar sorgulatıyor ve horace andy tavırları ve sesi ile o kadar kendine özgü ki, hiçbir şeye benzetilemiyor.
Massive attack sevdiğim ve dinlemek istediğim tüm parçalarını çaldı, risingson, karmacoma, safe from harm, unfinished sympathy ve inertia creeps. Bu noktada değinmek istediğim bir nokta var ki, inertia creeps benim için fetiş öğesi taşıyan bir şarkıdır. Seks ve müziği asla aynı kare içine sığdıramayan zihnimde bir sevişme sekansına en uygun şarkıdır benim için inertia creeps o iç gıcıklayan melodisi ile. Ama dün akşam gördüm ki Inertia Creeps cinsel uyarıcılığından çok daha kuvvetli bir politik altmetni varmış.
Konser bu açıdan “barışarock”ın çakma politik müzisyenlerine de ders niteliğinde izletilesiydi. Türkçe ve ingilizce olarak arkadaki ekranda geçen özgürlük ve haklar üzerine sözler, dünyadaki gözaltı sürelerinin anlatımı (kanada 1 gün, fransa 6 gün, türkiye 7 gün, ingiltere 42 gün, amerika belirsiz), magazin kültürünün gözümüze sokulduğu anlar, George W. Bush’a açılan davanın iddia metni, ulusal paranoyaların tek kelime ve kısa cümlelerle ekranda dönüp durması ve bunların etkileyici sunumu en apolitik adama bile bir şeyler hissetirmeyi başarmıştır.
Son olarak, bu görsel performansların yapılacağı bilinirken, massive attack’ın sahne performansları bilinirken. VA, VCD ve benzeri branşlarda eğitim gören ve dahi bu mecralarda çalışan fakat dün gece o konserde olmayan herkesi yoğun bir şekilde kınadığımı belirtmek isterim. evet.


















