Haftasonu neler oldu? (Kişisel Günlük)

sound mixerCuma:
Kalfest, moonspell konseir gazı ile iÅŸten erken çıkaraktan Habip’i de kapıp Kadıköy’e damladık. Festival mekanının lise olduÄŸunu unutarak “nası olsa içerde bira vardır” diyerek girip soÄŸuk sandviçler ve meyve sularından oluÅŸan büfeyle burun buruna gelmemizi müteakip hayal kırıklığı eÅŸliÄŸinde duvara çömerek Malt’ı dinlemeye baÅŸladık. Kurban’ın ilk albümünden beri en hoÅŸuma giden türkçe rock albümlerden birini çıkarmış olan ve bir türlü canlı dinleme fırsatı bulamadığım grup doÄŸruyu söylemek gerekirse benim en merak ettiÄŸim performans idi. Malesef beklentilerim aksine parçaları albüm kaydının 40% hızında bir tempo ile çaldılar, birazda havanın halen aydınlık olması ve en fazla 100 kiÅŸilik bir kalabalığa karşı çalıyor olmaları nedeniyle son derece sönük hatta hayal kırıklığına sebep olan performanstan sonra Pentagram çıkana kadar geçen 1.5 saatlik süreye yönelik tek ayrıntı ilk görüşte aÅŸk deyimini yıllar sonra bana yaÅŸatan kızla karşılaÅŸmamdır. Gel gelelim, bir süre merdivenlerin dibindeki duvarda yan yana oturmamıza raÄŸmen o anda kördüğüm olmuÅŸ bir basirete sahip olan bendeniz Ebekulak bey aÄŸzımı açıp da tek kelime edebilmiÅŸ deÄŸilimdir kendisine. Acımız büyük. Herneyse, bu küçük aÅŸk trajedisinden sonra havanın kararması ile Pentagram sahneye çıktı. Pentagrm sevmem. Dinlemem. Ama yaptıkları müziÄŸi sevdikleri yahut seviyor gözükecek profesyonelliÄŸe ulaÅŸmış her grubu izlemekten zevk duyarım. Sahneyi dolduran, güzel bir performans sunan grup malesef son 3 ÅŸarkıda yaÅŸlarının etkisi ile göze batar ÅŸekilde yorulmaya ve gerek enstürmental gerekse vokalde ciddi performans kaybına uÄŸramaya baÅŸladı. YetmezmiÅŸ gibi son 20dk’da baÅŸlayan yaÄŸmur ilk etapta “Aaa, ne güzel. Moonspell’i yaÄŸmur altında dinliycez, atmosferik olacak” dedirtirken damlaların boyutu musluk suyu debisine ulaÅŸmaya baÅŸladıktan sonra insanların akın akın kaçmasına sebep oldu. Ford çadırı altında son derece random bir grup gençle muhabbet edip mobil tente projesi ile kendilerinden fahri Kadıköy Anadolulu ünvanı aldıktan hemen sonra kifayetsiz organizasyon ekibinden gelen bir açıklama ile konserin iptal edildiÄŸi bilgisini aldık. Birinci elden duyduklarımız ve sorgulamalarımıza göre ses mixerlerinin meteorolojinin yaÄŸmur yaÄŸacağını bir hafta önceden belirttiÄŸi günde açık havada bırakılması nedeniyle ıslanıp iÅŸ göremez hale gelmesi sonucu, grubun sahne alma isteÄŸi ve hatta spor salonunda çalma önerisine organizatörler ve okul yöneticilerinin “amele” bir tavır takınması etkisiyle de yaÄŸmura kapılıp suya düştü ve konser iptal edildi. Malesef büyük heveslerle baÅŸlayan bir gün böyle sulu zırtlak bir sonuca ulaÅŸtı.
Günün önemli noktaları: Aşık olduğum kız, saçma sapan yer ve zamanlarda karşılaştığımız kimliği belirsiz gençler, arabayı yıkattığım gün yağan yağmur, diz üstü bilgisayarımın adaptörünün 3. kez bozulması.

Cumartesi:
Euro 2008 Logo Bir önceki gün festivale gitmek için iÅŸten erken çıktığım için saat 2 sularında kendimi ofiste bulup lanetli proje Bebedor üzerindeki çalışmalarıma devam ederek baÅŸladığım gün, bir cumartesi gününün daha ne kadar iÄŸrenç bir start alabileceÄŸine yönelik içsel sorgulamalarımla devam etti. AkÅŸamüstü saatlerinde pek çok kiÅŸiye yönelik yoÄŸun spamlarıma Habip ve BoÄŸaç’tan olumlu tepki alarak milli maçı izlemek amacıyla baÄŸdat caddesine doÄŸru yola koyuldum. Caddebostan Havelka’da habip, boÄŸaç ve merve ile maç keyfimiz, malum sonuçla sona ererken gecenin finalini yeni dostumuz t8E’ile Hera’da Mojitolar eÅŸliÄŸinde yaptık.
Günün önemli noktaları: En sevdiÄŸim, manevi baÄŸlantım olan çakımı eski sevgilimde unuttuÄŸumu fark etmem, Tuncay’ın kötü futbolu, Servet’in ve Colin Kazım’ın iyi futbolu, Merve.

Pazar:
stardust Sıkıcı bir gün olacağı çok belliydi. Aptal, kapalı bir hava. Bu havada ya sinemaya gidersin, ya evde oturup sevgilinle seviÅŸirsin…Ben? Ben Stardust izliyordum.
Çok çekimser bir ÅŸekilde download edip aylarca harddiskimde beklettiÄŸim filmi t8E’nin olumlu yorumlarına dayanarak izlemeye karar verdim. Aman iyiki de izlemiÅŸim, hiç beklemediÄŸim kadar güzel bir ‘masal’ çıktı içinden. Büyüklere masal iÅŸte, hayat bakışım deÄŸiÅŸmedi, gri hücrelerim fazla mesai yapmadı, ama film boyunca aptal aptal sırıttım. Yıldız parladıkça yüreÄŸim biraz sızladı sanki, ama olsundu. Çok güzel filmdi. Filmen sonra t8E ile buluÅŸmak üzere Kadıköy’e yollanıp biraz Nautilus’ta takıldıktan sonra Moda 2Πr(iki-pi-re) mekanını keÅŸfe gidip kendimizi bir anda bir niÅŸan kutlaması ortasında buluverdik. NiÅŸanında Dire Straits çalarak gönülleri fetheden, sonra bedava viski vererek kendine aşık eden ve ÅŸahsımın hafızasında eski anılardan oluÅŸmuÅŸ tüm olumsuz görüşleri bir anda yok eden mekan ikimizden de tam not aldı ve Bambi’de atıştırılan dürüm/tost ile bu pazar günü de sona erdi.
Günün önemli noktaları: En sevdiğim, manevi bağlantım olan ve eski seviglimde unuttuğum çakımın çöpe atıldığını öğrenmiş olmam, stardust filminin güzelliği, Sultans of Swing.

Posted: June 9th, 2008
Categories: Ebekulak
Comments: View Comments.
Comments
Comment from numanc! - June 10, 2008 at 12:16 am

Haftasonu hasta oldum.













blog comments powered by Disqus