This post was published 1 year 2 months 20 days ago, therefore what is written below is probably expired or totally wrong at the moment.Cihan’ın maili ile haberdar oldum, Nokia’nın yeni bir hizmeti, ismi Nokia Vine, aktif ettiğiniz anda cep telefonunuzda dinlediğiniz müzikleri, çektiğiniz resimleri, kaydettiğiniz videoları geotagging teknolojisi ile işaretleyen ve büyük bir veritabanına kaydedip arkadaşlarınızla, başkalarıyla paylaşmanıza olanak veren bir servis. Web 2.0′ın, social networking’in dibine vurmuşlar anlıycağınız…
Hayatlarımızı başkalarıyla “paylaşmak” istiyoruz, başkalarını takip etmek, takip edilmek istiyoruz. Like’lar, commentler, +1′ler, fav’lar girdi hayatımıza. Günlerimizi boşa harcamadığımızı hissetme ihtiyacı içindeyiz. Sokaktaki herhangi biri değil, “özel” biri olduğumuzun hatırlatılmasına ihtiyacımız var.
Twitter, msn statusları, facebook güncellemeleri, friendfeed updateleri, nerede olursanız olun resimlerinizi anında flickR’a yükleyen cep telefonları. Dört tarafımızda yalnızlık aletleri[*]. Åžu hayatta en korktuğumuz şey yalnız kalmak. Bu korkudan kaçmak, onu yok etmek için kendimizi ne kadar halka arz edersek, yalnızlığımız da bir o kadar artıyor.
İşimi seviyorum, ama bazen büyük resme bakınca, dehşete kapılıyorum.


















bence güzel bi servis gibi görünüyor bu nokia vine
Servis gerçekten çok güzel, hatta nokia’dan beklemediğim kadar başarılı. Ben sadece arada sırada bu tip sosyal medya paylaşım çılgınlığının boyutları karşısında tedirgin oluyorum. Teknoloji ve sanal gerçekliğe bu kadar da teslim olmak halen 100% kafama yatmıyor. :)