Ebekulak

Geek and proud of it

Archive for January, 2009

RwlRwlRwl!

Posted by Ebekulak On January - 30 - 2009

Abimden doğum günü hediyesi, yıllardır evimde eksikliğini hissettiğim 3-5 şeyden biri. Murky!

 

Read the rest of this entry »

Hipnotize Köpek

Posted by Ebekulak On January - 30 - 2009

Kelimeler kifayetsiz.

This text will be replaced

26 Haziran’da gösterime girecek olan Transformers:Revenge of the Fallen filmi şüphesiz bu yılın en çok beklenen geek pornolarından biri olacak. Filmle ilgili en ufak bilgi kırıntılarının bile büyük heyecan yarattığı şu günlerde filmin oyuncak serisinden iki yeni modelin resmi Empire dergisince yayınlandı.

İlk olarak ilk filmin kahramanı Bumblee ufak tefek güncellemelerden geçmiş haliyle karşımıza çıkıyor. Ağırlı olarak iç mekanda düzenlemeler yapılan Bumblebee’de ilk göze çarpan değişiklikler dahili GPS, arttırılan arka koltuk diz mesafesi, 8′li CD çalar.  Ayrıca aracın çeşitli yerlerine ufak tefek eşyalarınızı koyabilmeniz için fonksiyonel alanlar yerleştirilmiş.

Bir diğer oyuncak ise çizgi film dönemi Transformers fanlarının en favori robotlarından biri olan Soundwave. İlk filmde imzası olan müzik setine dönüşme özelliğini Frenzy’e kaptıran Soundwave’de haliyle modernizasyondan payını almış. Mantıken bir iPod’a veya Zune mp3 çalara dönüşmesini bekliyordunuz biliyorum ama Michael Bay ve saz arkadaşları Soundwave’in bir Jet’e dönüşmesinin çok daha işlevsel olacağı sonucuna varmışlar. (WTF?!)

Buyrun size dumanı üstünde resimlerle Bumblebee ve Soundwave oyuncakları;

 

Read the rest of this entry »

Gölgelerin Gücü Adına!

Posted by Ebekulak On January - 30 - 2009

8ae0c806e20a26aef6aec71efa6e9c52720e263f

Gü(üü)ç Bende Artı(ıııııııı)k!

1980′lerin popüler çizgi filmi, pembe gömlekli bir efemine bir adamdan kürk don ve bondage kıyafetler içindeki bir savaşçıya dönüşen ve  anoreksik bir diktatörle mücadele eden Eternia prensinin hikayesi ilk olarak 1987′de beyaz perdede bir neslin Rocky IV filmindeki rolü nedeniyle “Ivan Drago” olarak tanıdığı Dolph Lundgren[1][2] tarafından canlandırılmıştı. Hatırlarım Betamax videodan seyretmiştim ve şu kadarcık olmama rağmen beğenmemiştim.

Neyse efendim, uzun lafın kısası, geçtiğimiz 1-2 yıldır ortalıklarda dolanan ikinci bir He-Man filmi konusu Warner Bros.’un Kung-Fu Panda filminin yardımcı yönetmeni John Stevenson ile anlaştıklarını açıklaması ile hepten ete kemiğe büründü. Animasyon alanında Kung-Fu Panda dışında elle tutulur bir kariyeri ve live action alanında hiç bir aktivitesi olmamasına rağmen çizgi film uyarlamalarının popüler ve dolayısı ile bütçelerden aslan payı kaptığı şu dönemde umarız hayranları (2. kere) hayalkırıklığına uğratan bir film ortaya çıkmaz.

  

Kalpazan Kardeşim/Counterfeiter Brother

Posted by ringring On January - 29 - 2009

Kardeşim yakında teyzesinin yapacağı doğum için Almanya’ya gidecek ve geçen günlerde annesiyle beraber pasaport işlemleriyle uğraşırken meğer kara kara çok sevdiği oyuncağı Aslancığın yurt dışına pasaportsuz nasıl çıkacağını düşünüyormuş ve buna kendince bir çözüm bulmuş. (yaş 8.5) Fotoğraf kısmı(ki kendisi perspektif çizimlerde bile şimdiden iyidir) ve vize alamaz çünki kendisi almanya’dan gelmiş yazısı beni benden aldı.(Teyzesi Almanya’dan getirmişti, yani Aslancık Alman vatandaşı)

5 yeni GI Joe Posteri // 5 new GI Joe Posters

Posted by Ebekulak On January - 29 - 2009

Pazar günü Superbowl’da yayınlanacak olan trailer öncesi iştah kabartmak amacıyla filmin 5 yeni posteri yayınlandı. Kıyafetlerin aktörler üzerinde ne kadar şahane durduğunu görmek için iyi bir fırsat. Resimleri görmek için linke tıklayın.


5 new movie posters was released for the upcoming GI Joe movie, what you see on the posters are nothing more than how cool the costumes look on the actors but well, till we get the trailer during Superbowl, that’s all we got for now. Hit the link for the pics.

Read the rest of this entry »

"Chee(I)R(C)s"

Posted by reason On January - 29 - 2009

Sene 1998-1999. Fenerbahce’de Otto Baric donemi -ki bunun konu ile uzaktan yakindan alakasi yok. Internet, internet kafe, chat ve IRC kavramlarinin Turkiye’de yukselise gectigi, ICQ’dan hala 6, bilemedin 7 rakamli numaralari alinabildigi donemler.

Burada hemen referans olarak vermek icin baska bir yere atliyorum, baglayacam. “Cheers” diye bir dizi vardi eskiden, yanilmiyorsam 2000′lerin baslarinda CNBC-E’de de yayinlandi. Bilmeyenler icin kabaca bahsetmek gerekirse herkesin birbirini tanidigi, super eglenilen, turlu sacmaliklarin yapildigi bir barda gecen bir dizi. Hatta oyle bir dizi ki Fraiser karakteri bu dizide bir yan karakterken cok sevildigi icin kendi dizisini cekmislerdir. Bir de bir ornek vermek gerekirse Barney karakteri kapidan girdigi zaman “Hi Guys!” der ve bardaki herkes “Barney!” diye bagirarak kadehlerini kaldirirlardi. Hos bir ani/sahne.

Sene tekrar 1998-1999. Fenerbahce ligim ilk yarisini 7 puan onde bitirmis -ki hala konumuzla bir alakasi yok. Iste o donemlerde internet ya da en kaba tabir ile chat ortami az once referans vermek uzere yazdigim Cheers dizisinde gecen bar gibiydi. Bugunden farkini anlatmak gerekirse, bugun ola ki IRC’ye giren varsa gormustur ki bir kanalda bulunan insanlarin 80%’i bottur, otomatik mesaj yollar, bir seylerin reklamini yapar. Modern internet cagi tabi, ADSL’e sabit ucret veriyoruz. Ama o senelerde oyle degildi. Internet dedigin her evde olmadigi/olamadigi icin biraz daha seckin birseydi. Internete sahip olmak ayricalikti gibi kiro bir cumle kullanmak istemiyorum, ama hakkaten oyleydi. 56k internetimiz vardi, baglandigimiz sunucu bazen yogun oldugu icin o hizi bile goremezdik, 33.6k ile baglanabilirsek sevinirdik, surekli “olm ping atsana bana, lag var lan galiba?” mesajlar atardik birbirimize. Ama en guzeli birbirimizi tanirdik, birisi kanala gelip “selam” dediginde herkes onu tanir, onu bilir, ona cevap verirdi. Bir de bizim K9′umuz vardi Chatnet’te, Chanserv’in botu. Access sahibi olanlar kanala girdiginde, kisinin belirledigi comment’i kanala yollardi mesaj olarak. Kimininki “Hrrr Hav Hav!”‘ken, kimininki “Bukowski okuyanin çükü kurusun!”‘du. Degisik insanlar vesselam. Oyle bir ortamdi ki iste o, her aksam okuldan gelir gelmez bigisayarin karsisina oturup yatana kadar saatlerce chatlesip, hicbir sekilde yapmacik olmayan kahkahalar atip, eglenilen bir doneme denk gelmistir benim icin. Ve eger ki ben bugun bile #shamata kanalinin nick listesini takir takir yazabiliyorsam, hicbir nickname’i, hicbir arkadasimi atlamadan sayabilip hatirlayabiliyorsam, bu onlarin samimiyeti, o zamanlarin Cheers ortamlari ile olmustur…

Ve son olarak, sene 1999, aylardan Mayis’in hemen basi. Fenerbace 7 puan onde kapattigi ilk yarinin sonunda, ikinci yari sacma sapan puan kayiplari ile sampiyonlugu Galatasaray’a kaptiriyor, bunla da kalmayarak Turkiye Kupasi’ndan bir sene men ediliyor cikan olaylar yuzunden. Evet konumuz ile alakasi yok ama girisini yaptiktan sonra sonunu da getirmek istedim acikcasi. 10 sene geciyor, sene 2009, Facebook denen bir site aciliyor, #shamata kanalindaki herkes ordan tekrar birbirini buluyor, ama sanki aradan degil 10 sene, 1 gun bile gecmemis gibi…

*** Fiesta has quit IRC (Connection reset by askerlik şubesi)

Tik. Tak. Tik. Tak.

Posted by Ebekulak On January - 28 - 2009

“Sen” dedi, “sen kovalamayı seviyorsun, sonra elde edince hevesin kaçıyor.”

“Ya ne alakası var kızım” mealinde bi takım laflar geveledim. Konuşmaya devam etti.
Read the rest of this entry »

Hayati Facebook'ta Fan Tadinda Yasamak

Posted by reason On January - 28 - 2009

“x became fan of something.”

Son iki haftadir Facebook’un Home denen kisminda gordugum/gormekten sıkıldigim bir ibare bu. Genellikle de (her nedense) ayni kisi(ler) her daim bir seylerin fan’i oluyolar. Hani yuvarlak bir hesap ile listede 500 kisi varsa, bir seylerin fani olanlar hep ayni 5 kisi.

Cok dengesiz bir olay aslinda bu. Tamam, ben de bazi seylerin fan’iyim, Pages kismina tiklayinca benim de bir tomar seyin fan’i oldugum gorulebilir, bir sekilde kendi hakkimda fikir verebilmek icin yapmisim zamaninda etmisim, ki ekledigim o 50 sey hakkimda fazla fazla bilgi verir. Fakat burada takildigim nokta cok farkli. Yani “neden” hayatinda bir yere sahip herseyin fan’i olur bir insan ?

“Hasan became fan of Back To The Future”
“Hasan became fan of Marty McFly”
“Hasan became fan of Dr. Emmet Brown”
“Hasan became fan of Dolores”

E guzel kardesim, zaten ilk fan’i oldugun sey bu takip eden seylerin ucunu de kapsamiyo mu ? Ben zaten ondan anlayabiliyorum senin bunlara hayran oldugunu ? Marty McFly’siz bir Gelecege Donus zaten olamaz ki. Bu direk Lord of the Rings’i Gandalf’siz sevmek gibi bir sey. Ya da ne bileyim, hayatinda yer etmis her seye tek tek hayran olmak…

“Hasan became fan of IKEA”
“Hasan became fan of PÖ–ANG Ayakkabilik”
“Hasan became fan of ZUPURA Sepet”
“Hasan became fan of Sunta Masa”

Hayir bir sekilde yer tutuyor, bir sekilde gunde 35 tane alet ve edevatin fan’i oluyor, bir sekilde ben sinirleniyorum. Ha bir de bu Hasan’lari takip eden Samet’ler var ki onlar daha komik, eger ki timestamping olayi olsa kim kimden gormus de fan olmus ya da kim bir seyin daha once fan’i olmus onu takip edicem, digeri ile ozenti diye dalga gecicem…

Bir de en acisi, bunlarin neye hayran olduklarina dikkat etmeden became fan olanlari var ki…

“Hasan became fan of Scorpions Fans”

Muhtemelen Scorpions grubuna fan olmak istemis. Ama gitmis hayranlarina hayran olmus. Cok atesli bir hayran toplulugu olsa gerek, ben baska bir anlam cikartamadim.

Son soz; “Yapma Hasan, Yapma Samet.”

NOT : Hasan ve Samet tamamen hayalurunudur, gercekle alakasi yoktur, varsa da tesaduftur; bu yaziyi okuyan tum Samet ve Hasan’lardan simdiden ozur dilerim.

Slumdog Millionaire İncelemesi

Posted by Ebekulak On January - 27 - 2009

Read the rest of this entry »

VIDEO

TAG CLOUD

More of Me & Some Links

About Me

Onur Cengiz, an itibariyle 24, bi ara 25 olacak. Leğen burcu. Doğum yeri ve ikamet İstanbul.

Twitter

    Photos

    HalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenGalata Kulesi