Ebekulak

Geek and proud of it

Comedian

Posted by ornitorenk On July - 16 - 2009
closeThis post was published 7 months 30 days ago, therefore what is written below is probably expired or totally wrong at the moment.

Eğer sinemaya olan ilginiz ortalama bir maymundan fazla ise mutlaka bu fragmanı izlemişsinizdir.

Ve muhtemelen izlediğinizle kalıp bu filmi hiç seyretmediniz.

Gösterime girdi mi? Hiç sanmıyorum. Belki benim sanat ve sanatsal aktivitelere bugünkü kadar ilgili olmadığım yıllarda bir kültür film festivali bünyesinde yayınlandı.

Her neyse, 2002 yapımı bu filmi geçtiğimiz gün izledim. Aslında yorumumu twitter’a da yazabilirdim, ama film beklentilerimin üstünde çıktığı için biraz daha ayrıntılı irdelemek istiyorum. (aşağıdaki satırlarda düşük oranda spoiler bulunabilir, uyarmadı demeyin)

Jerry Seinfeld’i severim, dizisini de severdim ama esas favorim dizinin başı ve sonunda da izlenebilen stand-up rutinleridir. Esprileri ve tarzı çok hoşuma gidiyor. “I’m telling you for the last time” isimli ‘veda’ gösterisini kaç kere izledim bilmem, o gösteriden aldığım şakalar ise vakti zamanında popomundo oynarken oyun içi blogumun çok popüler olmasını sağlamıştır.

Filmi izlemeye başladığımda karşıma ne çıkacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu (aksi zaruri olmadıkça filmleri bu şekilde izlemeyi seviyorum), bu yüzden bir komedi filmi değil de belgesel ile karşılaştığımda şaşırdım doğrusu.

Jerry Seinfeld

Amerika’nın komedi kültürü, stand-up gösteriler, komedi barları, mesleğin yazılı olmayan kuralları. Onu milyarder yapan televizyon dizisi sona erdikten sonra eski rol arkadaşları gibi (başarısızlığa mahkum) yeni sit-com denemelerine girmek yerine, köklerine dönerek komedi klüplerinde orjinal mesleğine tekrar ve sıfırdan başlayan Jerry Seinfeld ve öte yanda şöhret basamaklarını yavaş yavaş tırmanan Orny Adams üzerine kurulu bir belgesel.

Jerry Seinfeld gibi bir efsaneyi “I crit you lose” temasında izlemek çok olası iken son derece doğal bir komedyenle karşılaşıyoruz. 20 yıldır kullandığı tüm eski, garanti şakalarını bir kenara bırakıp tamamen yeni bir setle sahneye çıkan, korkuları, şüpheleri, heycanları, eminsizlikleri, başarısızlıkları olan bir Seinfeld izlemek gerçekten çok hoşuma gitti. Öte tarafta “kulağı geçmeye hevesli boynuz” olarak bize sunulan Orny Adams’ın tatminsizliği, başarı saplantısı ve kendini beğenmişliği onun içten içe başarısız olmasını dilememe neden oldu. Bu iki karakterin kariyeri arasında ise günümüz ve geçmişin büyük ustalarına saygı duruşları ise filme ayrı bir lezzet katıyor.

Ama pastanın kreması ne diye soracak olursanız, cevabım filmin müzikleri olur. Herhalde Watchmen filminden beri bu kadar güzel ve yapıma uygun müzikler görmemiştim. Filmden bütün diyalogları çıkarıp sadece müziklerini gözlerim kapalı dinliyor olsam bunun gece ve New York odaklı bir film olduğunu anlardım. Jazz ve blues klasikleri ile dolu muhteşem bir soundtrack.

Eğer Jerry Seinfeld’i ve/veya amerikan stand-up komedilerini seviyorsanız, bu filmi belgeseli mutlaka izleyin.

PS. Film müziklerinin tam listesi burada

Leave a Reply

VIDEO

TAG CLOUD

More of Me & Some Links

About Me

Onur Cengiz, an itibariyle 24, bi ara 25 olacak. Leğen burcu. Doğum yeri ve ikamet İstanbul.

Twitter

    Photos

    HalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenHalloweenGalata Kulesi