Blag
Uluslararası uzay istasyonu tesisatçı arıyor!
Ekipten bir kişi rus yapımı tuvaleti kullanırken sistemin bozulması üzerine koca uzay istasyonunda mürettebatın dibine işeyecek bir ağacı bile yok. Gelen bilgilere göre arızanın ardınan soyuz modülündeki geçici tuvalet kutusunu kullanan ekip, kapasitesi küçük olan bu ünitenin dolması ardından ne yapacağını bilemez hale kaldı. Acil durumlar için tahsis edilmiş yedek idrar kutular vasıtasıyla dönüşümlü olarak işini gören ekip cumartesi fırlatılacak ve pazartesi günü istasyona kenetlenecek olan Discovery mekiği kargosunda NASA’nın bir adet VitrA tuvalet yahut uzay yürüyüşü eğitimli bir tesisatçı yollamasını umut ediyor.
Bu arada dip not olarak, cumartesi günü yollanacak olan Discovery uzay mekiğinin kargo bölmesinde japon yapımı laboratuar malzemeleri bulunuyor. Ancak inanılmaz derecede büyük olan bu laboratuar modülünü kargo mahalline yerleştirebilmek için OBBS sisteminin bile çıkarılması gerekti.
Fezaya da gitsen çişin geldi mi yapacak bir şeyin kalmıyor tabi. Bu da NASA’ya ders olsun.
VIA CNN
The international space station’s lone toilet is broken, leaving the crew with almost nowhere to go. So NASA may order an in-orbit plumbing service call when space shuttle Discovery visits next week.
Until then, the three-man crew will have to make do with a jury-rigged system when they need to urinate.
While one of the crew was using the Russian-made toilet last week, the toilet motor fan stopped working, according to NASA. Since then, the liquid waste gathering part of the toilet has been working on-and-off.
Fortunately, the solid waste collecting part is functioning normally.
Russian officials don’t know the cause of the problem, and the crew has been unable to fix it.
The crew has used the toilet on the Soyuz return capsule, but it has a limited capacity. They now are using a backup bag-like collection system that can be connected to the broken toilet, according to NASA public affairs officials.
VIA CNN
Sigaradan nefret ederim. Sigara içen birinin gözümde bir uyuşturucu bağımlısından farkı yoktur. Sigaraya ve sigara içenlere karşı her türlü faşizan yaptırımı da sonuna kadar desteklerim.
Yeni kanun sigara yasağı beni mutlu etti büyük ölçüde, ancak bir diğer taraftan yasadaki büyük boşlukların, ve “ben dedim olsun, olmazsa da beni bağlamaz” tavrın yaratacağı yanlış anlamalar ve ilk günlerdeki sıkı denetim sonrası “eaah eytere bea!” tepkisi ile her şeyin eski tas eski hamama döneceği de malum. İyifikir’in de belirttiği gibi, bu işin sonunda cinayetler bile olabilir. (’lahmacun kokuyorsun’ dediği için bir adam öldürülebiliyorsa, sigaraya laf edince yedi ceddini becerirler alimallah…)
Ancak, yasanın eksik hazırlanmış olması, sigara tiryakilerinin girmiş olduğu mazlum edebiyatı + çakma hak savunuculuğunu meşru kılmıyor. 3 tane baca ile aynı evi paylaşıyor olmasam çok daha ağır konuşurdum ama lafı uzatmdan siz bünyesi ve idrak kanalları nikotin ile paslanmamış olanlara şu traji-komik protesto sitesini, bir bencillik baş yapıtını sunuyorum.
So there’s this new smoking prohibition law in Turkey-land. It’s a law that was passed to make things look civil actually. They’re simply banning everything and not offer any alternatives to smokers.
I’m a non-smoker. I hate smoking and smokers regardless of the fact that I’m living with 3 chimneys. I can say that I support all the fascist practices on smokers. Not to mention the always nervous people that are known as Citizenus Turkus. There will be fights, bloodshed and possible murders because of some poor guy warned someone about not smoking….sounds like doomsday scenarios? I don’t think so.
Anyway, I can go on and on and express my real feelings and thoughts about the matter but like I said before, it might be a little politically uncorrect of me to do that since I live with 3 chimneys. Instead, I offer you this anti-no smoking law web page. If you have your brain and body not fucked up with the effect of continuous nicotine use, you can see the tragedy and selfishness in it, if not, drop your name in the list too.
Güler, gülümser bir şakacı,
güldürür, düşündürür,
arada-bir durur, gözleri dalar,
neler söyler, neler susar..
Yoksa, çok acı bir şakayı
şakadan da olsa,
çok yalın bir karanlığa mı saklar..
Oynadığı oyunsa,
yaşamda oynadığı
oyununu mu yaşar..
Oyunda yaşadığı,
yaşamını mı oynar..
Yaşarcasına, oynarcasına.
Öyküler anlatır olmuşçasına,
sonunu mutlu bağlar,
gider evine ağlar…
/Özdemir Asaf
“Ben hiç uçurtma uçurmadım.” demiştin.
Ertesi gün eve dönerken kolumun altında milliyetin ben çocukken verdiği bayrakları gibi garip naylon gibi bi maddeden yapılan uçurtma vardı. Her gördüğüm oyuncakçıya burnumu sokup en sonunda sözüm ona lüks bi oyuncakçıdan bulmuştum, biraz hayal kırıklığı ve korku vardı içimde “ya beğenmezsen, ya uçmazsa!” diye. Ama olsundu….
(more…)
Çok zengin olup villamın havuzu başında düzenleyeceğim partileri düşünürken daima bir şeyin eksikliğini hissederdim. Birileri daha benimle aynı dertten muzdaripmiş belli, ama onlar sorunun çaresini bulmuş.
Bu gelecekten gelmiş görünümlü hoparlörler su geçirmez ve sert hava koşullarına dayanıklı dış yapısını, kablosuz bağlantı özelliği ile birleştirince insana durduk yere havuzlu villa kirası baktırıyor. 3 metreye derinlikte 30 dakikaya kadar yaşamını sürdürebilen bu müzik komandosu, su yüzeyinde olduğu zamanlarda MP3 çalarınızın bağlı olduğu vericisi aracılığıyla 50 metrelik bir alan içinde 6 saate kadar müzik yayını yapabiliyor. Tek bir vericiye 10 adede kadar hoparlör bağlayabiliyor olmanız havuzunuzun bir anda ıslak bir dans pistine çevirebileceğiniz anlamına geliyor, evet. Tüm bunların yanı sıra, havuz başında barbekü partisi yahut benzeri sosyal aktivitelerin dışında çıkıp daha elit yahut daha erotik bir ortam yaratmak isterseniz, üzerindeki ultra-parlak led ışıkları sayesinde havuzunuzda tatlı bir aydınlatma da sunabiliyor.
150$ fiyat etiketi bir hoparlör ve vericiyi kapsıyor, ekstra her hoparlör için ise 100$’ı gözden çıkarmaya hazır olun.
I have felt that something was missing in ym future poolside party plans. Thanks to Neiman Marcus, now I know what I’ve been missing. A submersible speaker!
These Darth-Maul’s probe-droid like speakers are submersible down to 9 feet for up to 30 minutes. With It’s water and weather proof outer case protects the delicate electronics from the harmful effects of…well, water and weather. It connects wirelessly to a transmitter with an audio in plug for MP3 players. The transmitter has a range of 150ft. and the batteries of the speakers lasts up to 6 hours. If you have a big-ass pool, you can connect up to 10 speakers to the transmitter. Like that’s not enough, if you plan something kinky or more elegant, the four ultra-bright leds located on the speakers gives your pool an extra stylish illumination.
For 150$ you can get your hands on the transmitter and a speaker but be ready spend 100$ for each additional speakers.
Hobbit filminin çekileceğini artık sağır sultan bile duymuştur. En son yeniliklerle güncelleyecek olursak son durum itibariyle Peter Jackson‘ın yapımcılığını üstleneceği film Guillermo Del Toro tarafından yönetilecek. Senaryo çalışmalarının bu yılın sonlarına doğru başlaması ve çekimlerin de 2010′da start alınması beklenen seri iki filmden oluşacak. İlk filmin baştan sonra The Hobbit kitabını kapsayacakken ikinci filmin ise Hobbit ile Yüzük Kardeşliği arasındaki süreci kapsaması planlanıyor. Peter Jackson’ın yönettiği üçleme ile aynı olarak Ian McKellen Gandalf, Viggo Mortensen Aragorn ve Andy Serkis Gollum rollerinde karşımıza çıkacak.
Filmle ilgili olarak geçtiğimiz hafta Weta tarafından “beklenmedik davet” isimli bir chat partisi düzenlendi ve Peter Jackson ile Guillermo Del Toro online olarak meraklılar tarafından Weta’ya gönderilen, seçilmiş 20 soru ile o anda orada bulunan fanların sorularını cevapladı.
Üşengeçliğim ve unutkanlığım nedeniyle bir parçası olmayı kaçırdığım bu güzel organizasyonun transcript’i neyseki internette yayınlandı. Filmin post production süreci ve bu hobbitle cücenin planları hakkında pek bilgi sahibi olunan kayıtları okumak için önce yeterli ingilizceniz olması sonrasında da in şu linke tıklamanız gerekli.
İngilizcesi yeterli olmayanlar için konuşmanın türkçe özetini bu akşam eklemeye çalışıcam.
Remember when I told you guys about the upcoming The Hobbit movie? Yeah, sometimes I can’t believe it’s true either. Anyway, updates about the movie so far are that the movie will be directed by Guillermo Del Toro and Peter Jackson will be the executive producer. Ian McKellen, Viggo Mortensen and Andy Serkis will show up as their characters from the previous trilogy.
Last week, Weta hosted a chat party named “an unexpected party“, (wonderful name indeed) in which Peter Jackson and Guillermo Del Toro answered 20 questions submitted by fans from the previous weeks and questions of online visitors. Obviously it was fun time and really important questions about the visions of the director and producer on the movie and the plot were answered.
Due to my forgetfulness and laziness, I was unable to attend it. But thankfully the logs of the party is online. You can read them in here
Haziran ayında gösterime girecek olan The Incredible Hulk ile ilgili düşüncelerim biliniyor. Evet, halen Ang Lee’ye haksızlık yapıldığını, hala Hulk’un fazla çelimsiz, gama ışınlarına maruz kalmış bir “dev”den ziyade fazla steroide abanmış badiciye benzediğini düşünüyorum. Ve o hırıltılar halen bana çok yapay geliyor.
Ama ben de bir erkeğim, ve hiçbir erkek karşısındaki yaratığı arabayla döven bir başka yratıkla ilgili filme karşı kayıtsız kalamaz. Ağız sulandıran sahneler linke tıkladıktan hemen sonra…
Everyone knows I’m not a big fan of the new upcoming Hulk movie. Ang Lee’s version was a kick ass. The new Hulk seems so shallow, looks more like a guy on steroids than a gamma ray powered monster. And those growls sound way too lame.
But, I’m a man after all. And the concept of two monsters beating each other with bare hands, or better, police cars is enough to make me drool. So, without further ado, your teasers awaits you right after the jump…
KAL-Fest olayını sevmiyorum. Kadıköy Anadolu Lisesini sevmem. Çok geçerli ve son derece yersiz sebeplerim var.
İyi de….ne lan bu? Bilgi Üniversitesi’nin (Sönmüş Star)Tarkan’ı sahneye çıkardığı, Galatasary Üniversitesi’nin Pain of Salvation’ı getirdiği, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde MFÖ devrimi yaşandığı, toplumca birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde ve dahi şu ahir hayatımda Moonspell’i bir lisenin bahçesinde görmek hagadende garip geliyor.
Bi sürü liseli işi gereksiz sıkıcı aktivitenin ardından 6 Haziran günü Malt, Pentagram, Moonspell ve Özge Fışkın diye tanımadığım bir insanın sahne alacağı konser biletleri 33,50ytl fiyatla burada satılıyor.
Bir türlü içime sindiremediğim temamı değiştiriyorum. Şimdilik geçici bir süreliğine Glossy Blue temasına geçmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki eğer 24 saat içinde daha başarılı bir tema bulamazsam, gerekli güncellemeler ve değişiklikleri yapıp yola bu temayla devam edeceğiz.
not: sayfalarda çeşitli sorunlarla karşılaşabilirsiniz, plug-in yahut bir önceki tema tabanlı özelleştirmelerden oluşan bu sorunlar en kısa sürede giderilecektir.
Temporary theme. Never really liked the old one anyway. Unless I find a better theme within 24 hours, I’ll make the necessary adjustments on this theme and we’ll move on with it.
the 8th Endless ve Levonix ile Indiana Jones and the Kingdom of Crystal Skull filmini izlemeye gittik, görüş ve yorumlarımız için linke tıklamanız yeterli.
Uyarı: Yer yer, bol bol spoiler içerir.
(more…)




