Sene 1998-1999. Fenerbahce’de Otto Baric donemi -ki bunun konu ile uzaktan yakindan alakasi yok. Internet, internet kafe, chat ve IRC kavramlarinin Turkiye’de yukselise gectigi, ICQ’dan hala 6, bilemedin 7 rakamli numaralari alinabildigi donemler.
Burada hemen referans olarak vermek icin baska bir yere atliyorum, baglayacam. “Cheers” diye bir dizi vardi eskiden, yanilmiyorsam 2000′lerin baslarinda CNBC-E’de de yayinlandi. Bilmeyenler icin kabaca bahsetmek gerekirse herkesin birbirini tanidigi, super eglenilen, turlu sacmaliklarin yapildigi bir barda gecen bir dizi. Hatta oyle bir dizi ki Fraiser karakteri bu dizide bir yan karakterken cok sevildigi icin kendi dizisini cekmislerdir. Bir de bir ornek vermek gerekirse Barney karakteri kapidan girdigi zaman “Hi Guys!” der ve bardaki herkes “Barney!” diye bagirarak kadehlerini kaldirirlardi. Hos bir ani/sahne.
Sene tekrar 1998-1999. Fenerbahce ligim ilk yarisini 7 puan onde bitirmis -ki hala konumuzla bir alakasi yok. Iste o donemlerde internet ya da en kaba tabir ile chat ortami az once referans vermek uzere yazdigim Cheers dizisinde gecen bar gibiydi. Bugunden farkini anlatmak gerekirse, bugun ola ki IRC’ye giren varsa gormustur ki bir kanalda bulunan insanlarin 80%’i bottur, otomatik mesaj yollar, bir seylerin reklamini yapar. Modern internet cagi tabi, ADSL’e sabit ucret veriyoruz. Ama o senelerde oyle degildi. Internet dedigin her evde olmadigi/olamadigi icin biraz daha seckin birseydi. Internete sahip olmak ayricalikti gibi kiro bir cumle kullanmak istemiyorum, ama hakkaten oyleydi. 56k internetimiz vardi, baglandigimiz sunucu bazen yogun oldugu icin o hizi bile goremezdik, 33.6k ile baglanabilirsek sevinirdik, surekli “olm ping atsana bana, lag var lan galiba?” mesajlar atardik birbirimize. Ama en guzeli birbirimizi tanirdik, birisi kanala gelip “selam” dediginde herkes onu tanir, onu bilir, ona cevap verirdi. Bir de bizim K9′umuz vardi Chatnet’te, Chanserv’in botu. Access sahibi olanlar kanala girdiginde, kisinin belirledigi comment’i kanala yollardi mesaj olarak. Kimininki “Hrrr Hav Hav!”‘ken, kimininki “Bukowski okuyanin çükü kurusun!”‘du. Degisik insanlar vesselam. Oyle bir ortamdi ki iste o, her aksam okuldan gelir gelmez bigisayarin karsisina oturup yatana kadar saatlerce chatlesip, hicbir sekilde yapmacik olmayan kahkahalar atip, eglenilen bir doneme denk gelmistir benim icin. Ve eger ki ben bugun bile #shamata kanalinin nick listesini takir takir yazabiliyorsam, hicbir nickname’i, hicbir arkadasimi atlamadan sayabilip hatirlayabiliyorsam, bu onlarin samimiyeti, o zamanlarin Cheers ortamlari ile olmustur…
Ve son olarak, sene 1999, aylardan Mayis’in hemen basi. Fenerbace 7 puan onde kapattigi ilk yarinin sonunda, ikinci yari sacma sapan puan kayiplari ile sampiyonlugu Galatasaray’a kaptiriyor, bunla da kalmayarak Turkiye Kupasi’ndan bir sene men ediliyor cikan olaylar yuzunden. Evet konumuz ile alakasi yok ama girisini yaptiktan sonra sonunu da getirmek istedim acikcasi. 10 sene geciyor, sene 2009, Facebook denen bir site aciliyor, #shamata kanalindaki herkes ordan tekrar birbirini buluyor, ama sanki aradan degil 10 sene, 1 gun bile gecmemis gibi…
*** Fiesta has quit IRC (Connection reset by askerlik şubesi)