News for the ‘reason’ Category

İ(sine) M(innet) D(uymayan) İ(nsanlar) P(olisi)

2908_polis

İMDİP

Uzun zamandir bu yaziyi yazasim vardi aslinda, ama gerek usengeclik, gerekse yaziyi toparlayamadigim icin sarkti da sarkti; en son bugun bu blogda yazilmis olan bir postu okumamin akabinde eksikleriyle, hatalariyla yazmaya karar verdim. (more…)

Posted: March 12th, 2009
Categories: Blag, reason
Tags:
Comments: View Comments.

Guitar Hero'nun Hayatima Kattiklari Serisi, Vol. 1

zakk-wylde-3-big

“Eh be adam bikmadin mi sen de su guitar hero’dan? Iyi ki bi oyunun oldu, bi uzerine oturmadigin kaldi!” diyebilir insanlar. Cok saygi duyarim.

Aslinda olay ondan cok daha degisik bir yonde. Hani “Abi kendimi tatmin ettim gitar konusunda!” dan ote, lise yillarimda Silverchair’in Miss You Love sarkisina takip, gunde 9 saat dinlememe biraz daha yakin. Hatta ilk bakista bir muzik portalina daha yakin aslinda, ama burada “music” diye bir kategori olduguna gore burada da incelemek mumkun gibi gorunuyor…

Muzik konusunda genellikle secici bir insan degilimdir, ama bir o kadar da seciciyimdir. Ve bu cumlenin akabinde bir o kadar da sacma sapan ve anlamsizimdir, ama olsun. Hani nasil desem, Ozzy Osbourne her daim konserinde civciv oldurmus bir insan olarak hayatima girdigi icin, benim gozumde cok pis metalci, Zakk Wylde deli gibi sakalli, uzun sacli, motorsiklet cetesi elemani gibi durdugu icin inanilmaz grunge bir insandir falan ve dolayisi ile muzik konusunda secici olan ben indie ve alternative rock’tan sasmayarak bu arkadaslara uzak hissederim kendimi.

Iste yazimizin burasinda Guitar Hero devreye giriyor. Single Carrier modunda Zakk Wylde ile yaptiginiz Guitar Battle akabinde “E haydi bi de beraber sarki calalim senle genc” diyor ve Black Label Society’nin Stillborn adli sarkisini caliyorsunuz. Sarki sert ve guzel. Gozumde o grunge, kicinin altinda Harley olan, bira icip geyiren Zakk bir anda “vay kanka bi tur geziyim mi motorla” diye yavsakca yaklasabilecegim bir adama donusuyor ve Stillborn dinlenebilecek bir sarki olarak hafizaya not dusuldukten sonra “ulan ne mubarek oyun bak bana su guzel sarkiyi kazandirdi” diyerek eve donuyorsunuz. Fakat is orda bitmiyor tabi…

Kaderi cilvesine bak ki sarkiyi dinlemek icin ararken buldugunuz versiyon bir sekilde akustik versiyon cikiyor. Tabi bunu dinleyene kadar anlamak mumkun degil. Iste olan orada oluyor ve o grunge, motorlu, hatta motorunu size pati yapmamak sarti ile bir tur veren sakalli abimiz Zakk’in aslinda ne kadar mulayim, ne kadar duygu dolu bir adam oldugunu anliyorsunuz. O gitarlarin yirtindigi sarki bir anda akustik kimligine burunmus, 3:13′lük sure 6:56′ya uzamis ama yine de oyle bir guzellik ki 7 dakika bile yetmez olmus. Ve o an diyorsunuz ki bu Zakk hakkaten delikanli adammis…

Devaminin gelmesi dilegi ile -ki gelir.

NOT : Buradan hala acamadigim muzik portalim Trackspotting’e de selam ederim. Az kaldi uzatacam domain’ini merak etme. Canim benim…

NOT 2 : Ozzy Osbourne bilgisini yazimda vermemin sebebi, sarkinin orjinal kaydinda Black Lable Society feat. Ozzy Osbourne olmasidir, ki bu oyun sayesinde Ozzy abimiz de bir sekilde hayatimda yer edinmistir, o da bambaska yazilarin, bambaska gecelerin konusudur…

Posted: February 26th, 2009
Categories: Blag, Geek Stuff, Music, reason
Tags:
Comments: View Comments.

Icimdeki Hendrix Vol.2

Yazinin baslangici icin ; http://blog.ebekulak.com/2009/icimdeki-hendrix/

Referans video icin ; http://www.facebook.com/video/video.php?v=50355352357&subj=593277357

“Hayatimda hicbir zaman iyi gir gitarist olamadim. Lise 2′de aldigim ilk gitarim olan $45′lik Campbell ile baslayan ve su gune kadar 9 seneyi asmis olan -son 2 seneyi aktif olarak gitar calmadigim icin saymazsak 7- gitarla hasir nesir olma hayatimda, hicbir zaman istedigim duzeyde basarili gitar calamadim, o duzeye en yakin calabildigim donemde de, en basit sarkida bile dunyanin en zor sarkisini calan bir gitarist gibi kasar bir hava yakalayarak hayalimdeki “sahnelerin murat’i” ni yakalayamadim…

Iste yillarin verdigi bu eziklik ile, nasil kastiysam o hayalimdeki “sahnelerin murat’i” ni bir sekilde icimdeki Hendrix’i de kullanarak -artik nasil kacmissa icime bilinmez- Guitar Hero oynarken yakaladim. Aslinda evet cok da zor bir oyun degil. Iki eliniz az cok uyumluysa, biraz da ritm duygunuz varsa basarili bir oyuncu olabiliyorsunuz. Fakat yillar yili gercek gitari istedigi duzeyin bir kilometre yakininda bile calamamis bir insan olmamin verdigi eziklik ile, referas videolarda gorulebilecegi uzerine o dort tusa basarken bile oyle bir havalara giriyorum ki, dersin Petrucci olmusum, Hendrix olmusum… Nah olmusum…

Velhasil… Ben hayatimda bir basarili bir basketci, bir de iyi bir gitarist olmak istedim. Ikisini de beceremedim, ama en azindan ikincisini televizyon karsisinda da olsa yasadim, dort dugmeye basarak da olsa…

Keske hayati da dort dugme ile yasasam…”

NOT : Bu yazi aslinda bir eziklik yazisidir.

Posted: February 9th, 2009
Categories: Blag, reason
Tags:
Comments: View Comments.

İcimdeki Hendrix

url
<flashback>
31.01.2009
Guitar Hero World Tour – Complete Band Pack alinir, eve gidilir.

</flashback>

Bugun bu oyunu bitirdim medium zorluk derecesinde. Kendimce bir isinma turu olarak algiliyorum aslinda, zira hard ya da expert seviyelerinde bitirmedikce, onlari iyice kasip sene icinde cikacak olan GH – Metallica’yi oynayacak kivama gelmedikce misyonumu tamamlamis saymayacagim kendimi. (more…)

"Chee(I)R(C)s"

Sene 1998-1999. Fenerbahce’de Otto Baric donemi -ki bunun konu ile uzaktan yakindan alakasi yok. Internet, internet kafe, chat ve IRC kavramlarinin Turkiye’de yukselise gectigi, ICQ’dan hala 6, bilemedin 7 rakamli numaralari alinabildigi donemler.

Burada hemen referans olarak vermek icin baska bir yere atliyorum, baglayacam. “Cheers” diye bir dizi vardi eskiden, yanilmiyorsam 2000′lerin baslarinda CNBC-E’de de yayinlandi. Bilmeyenler icin kabaca bahsetmek gerekirse herkesin birbirini tanidigi, super eglenilen, turlu sacmaliklarin yapildigi bir barda gecen bir dizi. Hatta oyle bir dizi ki Fraiser karakteri bu dizide bir yan karakterken cok sevildigi icin kendi dizisini cekmislerdir. Bir de bir ornek vermek gerekirse Barney karakteri kapidan girdigi zaman “Hi Guys!” der ve bardaki herkes “Barney!” diye bagirarak kadehlerini kaldirirlardi. Hos bir ani/sahne.

Sene tekrar 1998-1999. Fenerbahce ligim ilk yarisini 7 puan onde bitirmis -ki hala konumuzla bir alakasi yok. Iste o donemlerde internet ya da en kaba tabir ile chat ortami az once referans vermek uzere yazdigim Cheers dizisinde gecen bar gibiydi. Bugunden farkini anlatmak gerekirse, bugun ola ki IRC’ye giren varsa gormustur ki bir kanalda bulunan insanlarin 80%’i bottur, otomatik mesaj yollar, bir seylerin reklamini yapar. Modern internet cagi tabi, ADSL’e sabit ucret veriyoruz. Ama o senelerde oyle degildi. Internet dedigin her evde olmadigi/olamadigi icin biraz daha seckin birseydi. Internete sahip olmak ayricalikti gibi kiro bir cumle kullanmak istemiyorum, ama hakkaten oyleydi. 56k internetimiz vardi, baglandigimiz sunucu bazen yogun oldugu icin o hizi bile goremezdik, 33.6k ile baglanabilirsek sevinirdik, surekli “olm ping atsana bana, lag var lan galiba?” mesajlar atardik birbirimize. Ama en guzeli birbirimizi tanirdik, birisi kanala gelip “selam” dediginde herkes onu tanir, onu bilir, ona cevap verirdi. Bir de bizim K9′umuz vardi Chatnet’te, Chanserv’in botu. Access sahibi olanlar kanala girdiginde, kisinin belirledigi comment’i kanala yollardi mesaj olarak. Kimininki “Hrrr Hav Hav!”‘ken, kimininki “Bukowski okuyanin çükü kurusun!”‘du. Degisik insanlar vesselam. Oyle bir ortamdi ki iste o, her aksam okuldan gelir gelmez bigisayarin karsisina oturup yatana kadar saatlerce chatlesip, hicbir sekilde yapmacik olmayan kahkahalar atip, eglenilen bir doneme denk gelmistir benim icin. Ve eger ki ben bugun bile #shamata kanalinin nick listesini takir takir yazabiliyorsam, hicbir nickname’i, hicbir arkadasimi atlamadan sayabilip hatirlayabiliyorsam, bu onlarin samimiyeti, o zamanlarin Cheers ortamlari ile olmustur…

Ve son olarak, sene 1999, aylardan Mayis’in hemen basi. Fenerbace 7 puan onde kapattigi ilk yarinin sonunda, ikinci yari sacma sapan puan kayiplari ile sampiyonlugu Galatasaray’a kaptiriyor, bunla da kalmayarak Turkiye Kupasi’ndan bir sene men ediliyor cikan olaylar yuzunden. Evet konumuz ile alakasi yok ama girisini yaptiktan sonra sonunu da getirmek istedim acikcasi. 10 sene geciyor, sene 2009, Facebook denen bir site aciliyor, #shamata kanalindaki herkes ordan tekrar birbirini buluyor, ama sanki aradan degil 10 sene, 1 gun bile gecmemis gibi…

*** Fiesta has quit IRC (Connection reset by askerlik şubesi)

Posted: January 29th, 2009
Categories: Blag, reason
Tags:
Comments: View Comments.

Hayati Facebook'ta Fan Tadinda Yasamak

“x became fan of something.”

Son iki haftadir Facebook’un Home denen kisminda gordugum/gormekten sıkıldigim bir ibare bu. Genellikle de (her nedense) ayni kisi(ler) her daim bir seylerin fan’i oluyolar. Hani yuvarlak bir hesap ile listede 500 kisi varsa, bir seylerin fani olanlar hep ayni 5 kisi.

Cok dengesiz bir olay aslinda bu. Tamam, ben de bazi seylerin fan’iyim, Pages kismina tiklayinca benim de bir tomar seyin fan’i oldugum gorulebilir, bir sekilde kendi hakkimda fikir verebilmek icin yapmisim zamaninda etmisim, ki ekledigim o 50 sey hakkimda fazla fazla bilgi verir. Fakat burada takildigim nokta cok farkli. Yani “neden” hayatinda bir yere sahip herseyin fan’i olur bir insan ?

“Hasan became fan of Back To The Future”
“Hasan became fan of Marty McFly”
“Hasan became fan of Dr. Emmet Brown”
“Hasan became fan of Dolores”

E guzel kardesim, zaten ilk fan’i oldugun sey bu takip eden seylerin ucunu de kapsamiyo mu ? Ben zaten ondan anlayabiliyorum senin bunlara hayran oldugunu ? Marty McFly’siz bir Gelecege Donus zaten olamaz ki. Bu direk Lord of the Rings’i Gandalf’siz sevmek gibi bir sey. Ya da ne bileyim, hayatinda yer etmis her seye tek tek hayran olmak…

“Hasan became fan of IKEA”
“Hasan became fan of PÖ–ANG Ayakkabilik”
“Hasan became fan of ZUPURA Sepet”
“Hasan became fan of Sunta Masa”

Hayir bir sekilde yer tutuyor, bir sekilde gunde 35 tane alet ve edevatin fan’i oluyor, bir sekilde ben sinirleniyorum. Ha bir de bu Hasan’lari takip eden Samet’ler var ki onlar daha komik, eger ki timestamping olayi olsa kim kimden gormus de fan olmus ya da kim bir seyin daha once fan’i olmus onu takip edicem, digeri ile ozenti diye dalga gecicem…

Bir de en acisi, bunlarin neye hayran olduklarina dikkat etmeden became fan olanlari var ki…

“Hasan became fan of Scorpions Fans”

Muhtemelen Scorpions grubuna fan olmak istemis. Ama gitmis hayranlarina hayran olmus. Cok atesli bir hayran toplulugu olsa gerek, ben baska bir anlam cikartamadim.

Son soz; “Yapma Hasan, Yapma Samet.”

NOT : Hasan ve Samet tamamen hayalurunudur, gercekle alakasi yoktur, varsa da tesaduftur; bu yaziyi okuyan tum Samet ve Hasan’lardan simdiden ozur dilerim.

Posted: January 28th, 2009
Categories: Blag, reason
Tags:
Comments: View Comments.